← Tüm yazılar

Bir headhunter LinkedIn’de sizi ararken gerçekte neye bakıyor?

BrandLoop· LinkedIn· kariyer· profil optimizasyonu

LinkedIn Recruiter aramayı önce standartlaştırılmış alanlardan filtreliyor: deneyim bölümündeki unvan, yetenekler ve konum. Başlık bu filtreye hiç girmiyor — yalnızca anahtar kelime aramasında taranıyor ve sonuç kartında ilk altmış karakterde kesiliyor. BrandLoop’un profil optimizasyonu modülü profilinizi tam bu sırayla okur: önce filtre alanları, sonra başlık.

LinkedIn profili tavsiyelerinin çoğu başlıkla başlıyor. Bu tavsiye yanlış yerde yoğunlaşıyor ve nedenini LinkedIn’in kendi yayınladığı teknik makalelerden biliyoruz.

Arama iki aşamalı

LinkedIn’in Talent Search makalesi, bir recruiter sorgusunun önce standartlaştırılmış varlıklara çevrildiğini anlatıyor: unvan, yetenek, şirket, konum. Bu varlıklar sert filtre olarak uygulanıyor. Ancak ondan sonra öğrenmeli sıralama modeli devreye giriyor.

“the recruiter search engine first standardizes them into the title, software engineer and the skill, machine learning”
— Towards Deep and Representation Learning for Talent Search at LinkedIn

Pratik sonucu şu: sert filtreyi geçemezseniz sıralamanın hiçbir önemi yok. Sonuç listesine hiç girmiyorsunuz. BrandLoop’un profil optimizasyonu modülü profilinizi tam bu sırayla okur: önce filtre alanları, sonra başlık.

Unvan alanı ile başlık aynı şey değil

Deneyim bölümündeki “Unvan” alanı ayrı ve yapısal bir alandır. Recruiter’ın unvan filtresi doğrudan burayı tarar. Başlık ise yalnızca anahtar kelime filtresinde görünür ve sonuç kartında yaklaşık altmış karakterde kesilir.

  • Unvan alanı: sert filtre. Yanlışsa aramada hiç çıkmıyorsunuz.
  • Başlık: yalnızca anahtar kelime araması. Görünen kısmı ilk altmış karakter.
  • Yetenekler: LinkedIn’in standartlaştırdığı ikinci alan. Listeden seçilmeyen yetenek tanınmıyor.
  • Konum: neredeyse her aramada uygulanan sessiz filtre.

Şirket içi unvanlar aramada karşılıksız

Büyük şirketlerde anlamlı olan unvanlar piyasada aranmıyor. “İş Mükemmelliği Lideri” içeride ne yaptığınızı anlatır ama hiçbir recruiter bunu arama kutusuna yazmaz. Kıdemli profillerin en yaygın başarısızlık biçimi budur: içeride okunaklı, dışarıda görünmez.

Şirket içi unvandan aranan unvana
İş Mükemmelliği LideriSüreç Geliştirme Müdürü
Global CoE Kıdemli DirektörüOperasyon Direktörü
Kategori SorumlusuSatın Alma Uzmanı
Dijital Dönüşüm LideriStrateji Direktörü

Türkiye için ek bir katman

Türkiye’deki kurumsal recruiter’ların önemli bir kısmı LinkedIn Recruiter’ı İngilizce arayüzde kullanıyor. LinkedIn, ziyaretçiye konumuna göre değil arayüz diline göre profil sürümü gösteriyor. Yalnızca Türkçe yazılmış bir profil, Türkiye’deki bir recruiter’a bile İngilizce sürümüyle görünebilir. Anahtar kelime araması tüm profili taradığı için en güvenli yol, unvan alanında iki dili birlikte kullanmak.

Ölçülebilir sonuç yazmak aramayı etkilemez

Bunu dürüstçe söylemek gerekiyor: “devreye alma süresini yüzde yirmi sekiz kısalttım” cümlesi hiçbir aramada sizi bulunur yapmaz. Kimse Boolean sorgusuna yüzde yirmi sekiz yazmıyor. Bu cümlenin işi başka: kartınız açıldıktan sonraki altı-on saniyede kararı değiştirmek. İki işi karıştırmamak, hangi emeği nereye harcayacağınızı belirler.

Aramanın ikinci yarısı: sıralama

Sert filtreyi geçtikten sonra devreye giren şey öğrenmeli bir sıralama modeli. LinkedIn’in yayımladığı çalışmalar bu modelin kişiselleştirilmiş olduğunu anlatıyor: aynı sorguyu iki farklı recruiter yazdığında liste aynı sırada gelmiyor, çünkü model o recruiter’ın geçmiş davranışını da hesaba katıyor.

Bunun rahatlatıcı bir sonucu var. Sabit bir “sıranız” yok, dolayısıyla optimize edilecek bir sıra da yok. Yapabileceğiniz şey listeye girmeyi garantilemek — yani filtre alanlarını doğru doldurmak — ve listeye girdikten sonra kartın açılmasını sağlayacak kadar okunaklı olmak. Sıralamanın kendisini kovalamak ölçülebilir bir iş değil.

Yetenekler alanını doğru doldurmak

Yetenekler, LinkedIn’in standartlaştırdığı ikinci alan ve en sık yanlış kullanılan yer. Serbest metin olarak yazdığınız bir yetenek arama tarafında tanınmıyor; sistemin kendi listesinden seçilmesi gerekiyor. Pratikte şu sırayla ilerlemek yeterli:

  • Hedef unvanınızla açılan üç ilanı yan yana koyun ve tekrar eden yetenek adlarını çıkarın.
  • Bu adları LinkedIn’in açılan listesinden seçerek ekleyin — kendi yazdığınız varyantları değil.
  • Hedef unvanla doğrudan ilgili üç ila beşini en üste sabitleyin; kartta öne çıkan bunlar.
  • Artık aramadığınız bir alana ait eski yetenekleri kaldırın. Liste uzadıkça sinyal seyreliyor.
  • Her yeteneği ilgili deneyim kaydına bağlayın; hangi işte kullanıldığı görünsün.

Kart açıldıktan sonrası

Aramada bulunmakla iletişime geçilmek iki ayrı iş. Filtreler sizi listeye sokar; kartın açılmasını sağlayan şey ise sonuç ekranında görünen dar alandır — ad, başlığın ilk satırı, güncel unvan ve konum. Başlığın gerçek işi burada başlıyor: ilk altmış karakter, sizi listedeki diğer on beş kişiden ayıracak tek yer.

Kart açıldıktan sonra okunan ilk şey “Hakkında” bölümünün ilk iki satırı. Buraya kariyer özeti değil, ne yaptığınızın tek cümlelik karşılığı yazılır. Ölçülebilir sonuç cümleleri de burada işe yarar — aramada değil, kararın verildiği o birkaç saniyede.

Ne zaman güncellemeli

Profilin sürekli düzenlenmesi gereken bir yer olmadığını söylemek gerekiyor. Filtre alanları — unvan, yetenekler, konum — yalnızca gerçekten değiştiğinde güncellenir. Yılda bir kez, hedeflediğiniz unvanın piyasadaki adlandırması değişmiş mi diye bakmak yeterli; “İş Ortağı” gibi başlıkların bir sektörde birkaç yılda anlamı kayabiliyor.

Ölçemediğimiz şeyler

Dürüst olmak gerekirse bu yazının söyleyemediği şeyler de var. LinkedIn sıralama modelinin ağırlıklarını yayımlamıyor; profil tamlığının aramaya ne kadar etki ettiğine dair bir sayı açıklanmadı; fotoğrafın, tavsiyelerin veya bağlantı sayısının recruiter aramasındaki etkisi hakkında bağımsız bir ölçüm bulunamıyor. Bu alanlarda kesin oran veren tavsiyelerin kaynağı yok.

Özetle

Aramada bulunmak ile ikna etmek iki ayrı emek kalemi ve ikisi profilin farklı yerlerinde duruyor. Bulunmayı sağlayan alanlar standartlaştırılmış olanlar: deneyimdeki unvan, listeden seçilmiş yetenekler, konum. İkna eden yerler ise başlığın ilk altmış karakteri ve “Hakkında” bölümünün ilk iki satırı. Çoğu profil tavsiyesi bu iki işi karıştırdığı için emeği yanlış yere harcatıyor. Sıralamayı kovalamaya ise hiç gerek yok; model recruiter’a göre kişiselleştirilmiş çalıştığı için ortada optimize edilecek sabit bir sıra yok.

Sık sorulanlar

LinkedIn başlığım aramada ne kadar önemli?
Başlık, LinkedIn Recruiter’ın unvan filtresi tarafından taranmaz; yalnızca anahtar kelime filtresinde görünür. Sonuç kartında da ilk altmış karakteri görünür. Önemsiz değil ama deneyim bölümündeki unvan alanının altında kalır.
Şirket içi unvanımı değiştirmeli miyim?
Deneyim bölümündeki unvan alanına piyasada aranan karşılığını yazın. Şirket içi adlandırmayı açıklamada anlatabilirsiniz. Aramada bulunmanızı sağlayan alan unvan alanıdır.
Profilimi Türkçe mi İngilizce mi yazmalıyım?
Unvan alanında ikisini birlikte kullanmak en güvenlisi. LinkedIn profil sürümünü ziyaretçinin arayüz diline göre seçiyor ve Türkiye’deki recruiter’ların çoğu İngilizce arayüz kullanıyor.
Kaç yetenek eklemeliyim?
En az beş. Serbest metin yazmak yerine LinkedIn’in açılan listesinden seçin — arama yalnızca standartlaştırılmış yetenekleri tanıyor. Hedef unvanınızla doğrudan ilgili olan üç ila beş tanesini en üste sabitleyin.
Aramada sıralamamı yükseltebilir miyim?
Sabit bir sıra yok. LinkedIn’in yayımladığı çalışmalara göre sıralama modeli recruiter’a göre kişiselleştirilmiş çalışıyor; aynı sorgu iki kişide farklı sıra veriyor. Kontrol edebileceğiniz şey listeye girmek, yani filtre alanları.
Profil fotoğrafı veya bağlantı sayısı aramayı etkiler mi?
Bu konuda ne LinkedIn’den bir açıklama ne de bağımsız bir ölçüm bulunabiliyor. Kesin oran veren tavsiyelerin kaynağı yok. Etkisi ölçülebilen alanlar unvan, yetenekler ve konum.
Profilimi ne sıklıkla güncellemeliyim?
Filtre alanlarını yalnızca gerçekten değiştiklerinde güncelleyin. Yılda bir kez, hedeflediğiniz unvanın piyasadaki adlandırmasının değişip değişmediğine bakmak yeterli.

Kaynaklar

  1. Towards Deep and Representation Learning for Talent Search at LinkedIn (arXiv:1809.06473)
  2. Personalized Expertise Search at LinkedIn (arXiv:1602.04572)
  3. LinkedIn Recruiter Search Filters Guide