LinkedIn algoritması hakkında yazılanların çoğu birbirini kaynak gösteriyor. Oysa LinkedIn sıralama modellerini akademik makale olarak yayımlıyor. Bu yazı yalnızca o makalelerde ve resmi açıklamalarda yazanı alıyor — ve neyin hiçbir yerde yazmadığını da söylüyor.
Bu, LinkedIn tavsiyelerinin en çok tekrarlanan cümlesi. Kaynaklarına baktığımızda ortaya çıkan şey ilginç: en çok atıf alan çalışma tek bir hesabın yedi gönderisine dayanıyor ve bu kısıtı çalışmanın kendisi yazmış.
Türkçe kaynakların neredeyse tamamı hâlâ “ChatGPT Bing kullanıyor” diyor. 2026 verisi bunu desteklemiyor — ve bu, sitenizde yapmanız gereken işi değiştiriyor.
Bu soruya verilen “haftada 3–5” cevabının kaynağı, sanıldığı gibi bir çalışma değil. Kaynaklara indiğimizde ortaya çıkan asıl bulgu başka: hangi haftalarda paylaştığınız, kaç kez paylaştığınızdan daha çok fark yaratıyor.
“Zaten herkese açık” cümlesi Türkiye’de bir savunma değil. Kurul bunu iki ayrı kararda ve bir kamuoyu duyurusunda açıkça reddetti. Bu yazı hukuki tavsiye değil; kararların ne dediğini gösteriyor.
Herkesin üstünde durduğu başlık, aramada aslında ikinci sırada. Asıl kaldıraç deneyim bölümündeki unvan alanı — ve bunun sebebi LinkedIn’in kendi mühendislik makalesinde yazıyor.
LinkedIn’de ne kadar üretirseniz üretin, ChatGPT sizi oradan okuyamıyor. Sebebi teknik ve doğrulanabilir — ve ne yapılması gerektiğini de o teknik gerçek belirliyor.
Piyasadaki birçok araç “otomatik yorum yanıtı” vaat ediyor. Bunu API üzerinden yapmak mümkün değil; yapılıyorsa tarayıcı otomasyonuyla yapılıyor ve riski kullanıcının hesabına yazılıyor.